Satışı fiilen yapan kişilerle konuşuyoruz: kurucu, satış ve destek ekibi. Ardından müşterinin kendi cümlelerini topluyoruz; teklif talepleri, yorumlar, WhatsApp ve Instagram DM yazışmaları. Markanın kendini anlattığı dil ile müşterinin anlattığı dil arasındaki fark, stratejinin başladığı yerdir.
Hayalinizdeki rakipleri değil, teklifte gerçekten karşınıza çıkan üç-beş firmayı inceliyoruz: ne iddia ediyorlar, nasıl fiyatlıyorlar, Instagram ve arama sonuçlarında nasıl görünüyorlar. Hepsi aynı haritaya konduğunda hangi alanın tıkandığı, hangisinin savunulabilir şekilde boş kaldığı görünür hale gelir.
Markanın kime hitap ettiğini ticari terimlerle tanımlıyoruz: kim imzalıyor, kim etkiliyor, aramayı ne tetikliyor ve hangi itiraz satışı bitiriyor. Her segment kendi mesaj hiyerarşisini alıyor; çünkü satın alma sorumlusunu ikna eden argüman patronu genelde ikna etmiyor.
Bir rakibin karşı çıkabileceği kadar dar bir konumlandırma cümlesi yazıyoruz ve arkasına sıfat değil gösterilebilir kanıt koyuyoruz. İsim çalışması kapsamdaysa kısa liste çıkarıyor; alan adı ve sosyal medya kullanıcı adı müsaitliğini, ayrıca sattığınız her pazarda okunuş ve anlam sorunlarını kontrol ediyoruz.
Ses tonunu sıfatlarla değil örneklerle yazıyoruz: aynı cümlenin sizin dilinizde ve olmadığınız üç dilde hâli, kullandığınız kelimeler, kaçındığınız kelimeler ve dile göre değişen üslup. Mesaj çerçevesi konumlandırmayı başlıklara, kurumsal tanıtım metnine ve kanala hazır kopyaya çeviriyor.
Her şey okunacak kadar kısa bir kılavuza iniyor; seksen sayfa değil, genelde on-yirmi sayfa, freelance tasarımcının ve matbaanın ihtiyaç duyduğu kurallar ilk sayfada. Sonrasında web, matbu ve sosyal medya geçişini sıraya koyuyoruz ki tanınırlık kanallar arasında parçalanmadan aktarılsın.
Radikal şeffaflığa inanıyoruz. Projenizin durumunu ve sırada ne olduğunu her zaman bileceksiniz.
Her hafta ilerleme raporları
Ekibinizle iletişim kurun
Net teslim edilebilir kontrol noktaları
Eksiksiz teknik devir
Proje hedefleriniz hakkında bir sohbetle başlayalım.